• Servet Topaloglu

''RAFİNE YÖNETİCİ'' KİMDİR?

Güncelleme tarihi: Eyl 23


Rafine birey veya yönetici, günümüzde ''elit'', ''seçkin'', ''burjuva'', ''zengin'', ''aydın'', ''entelektüel'', ''duayen'', ''münevver'', ''akil insan'', ''profesyonel'', ''üstat'', ''hoca'', ''reis'', vb diye anılan gruplardan farklıdır... Onların hayli önündedir.


Rafine yöneticilerin ‘’ortak paydalarını’’ aşağıdaki unsurlar belirler.


1)Sorumlu oldukları organizasyonlarda hedef kitlenin ihtiyaçlarını verimli ve etkin şekilde sağlayabilecek bir yönetim ve iş modelini tasarlayabilme ve icra edebilme yetkinlikleri,


2)Değer yaratma potansiyeli yüksek yeni alanları önceden, uzun sürecek trendleri ise yaygınlaşmadan keşfedebilme becerileri,


3)Faaliyet gösterdikleri alanlarda ‘’en iyi uygulamaları’’ gerçekleştirme iddiaları,


4)Alanlarındaki en başarılı bireylerle istişare, ikna ve ittifak prensipleriyle birlikte çalışarak, kendilerinden bir önceki nesli (ustalarını) onlara saygılarını esirgemeden geçebilme ve kendilerini aynı şekilde geçecek bir sonraki nesli yetiştirebilme yetenek ve iradeleri,


5)Akıl ve alın teri karşılığında geniş kitlelerin onayladığı başarılara imza atarak finansal özgürlüklerine kavuşmuş olmalarının yanı sıra, bağımsız düşünme, bağımsız hareket etme ve düşüncelerini yazıya dökebilme yetenekleri ve kültürel alanlarda da kendilerini geliştirerek toplum tarafından takdir gören özgün bir tarz geliştirebilmeleri,


6)Etkili bir yurttaş olarak zamanının büyük bir kısmını ülkenin refahına adayabilme ve toplumdan aldıklarından daha fazlasına topluma geri verme iradeleri (yurtseverlik),


7)Yönetecekleri organizasyonlarda, gerek duyulduğu zamanlarda yapılacak bir oylamada oyların çoğunu alabilme güçleri.


İlk dört unsuru gerçekleştirmiş yöneticiler mesleki anlamda başarılı yöneticilerdir. Diğer üç unsuru da buna ilave edenler ise rafine yöneticilerdir.


Rafine bir yurttaşın veya bireyin mutlaka elit bir okuldan mezun olması gerekmez. Bir ressam, araştırmacı, bilim adamı, koleksiyoner, besteci, aktör, aktivist veya ev kadını da rafine bir yurttaş olabilir. Bir uç örnek vermek gerekirse, temizlik faaliyetini meslek olarak benimsemiş bir bireyin yukarıdaki kriterlerin yedisini de sağlayamaması için hiçbir neden yoktur. Gençlik yıllarında sorumlu olduğu bir binanın, sokağın veya bölgenin temizliğinin sağlanması için olağanüstü bir performans göstermiş, çevrenin dikkatini çekmiş ve bu başarısını ileriki yıllarda şirketleşerek farklı bölgelere taşımış bu kişinin, yaşamının ileriki dönemlerinde yukarıdaki dördüncü, beşinci, altıncı ve yedinci şartları sağlaması mümkündür.

Özetle eğer bir birey;


-mesleki olarak geniş bir kesim tarafından da teyit edilen olağanüstü bir başarıya imza atmışsa (deyim yerindeyse, kendi alanında ‘’aslan vurmuşsa’’)


-kendine belirlemiş olduğu yaşam standardını, kimseye biat etmeden sağlamak ve sürdürmek konusunda kararlı, yani ‘’finansal özgür’’ ise (zengin olması gerekmiyor, sadece kendi akıl ve alın teriyle yaşam standartlarını kimseye bağımlı olmadan sağlayabilecek güçte olması yeterlidir),


-toplumdan aldığından çok daha fazlasını topluma geri verme motivasyonu ile yaşamayı bir refleks haline getirebilmişse (konfor alanına sıkışmamışsa),


-genel kültür seviyesi yüksek, ilgi alanlarındaki bilgisi derinse ve bu kazanımlarını nakli bilgilerle değil, akli bilgilerle sağlamışsa (T.C. Anayasasını iyi anlamalıdır. Kendi uzmanlık alanına girmeyen diğer ana bilim dallarında yazılmış kült eserleri en azından ‘’hızlı okumuş’’ olmalıdır. Türk-Osmanlı-İslam tarihini, Rönesans-Reformasyon-Aydınlanma-Fransız Devrimi-Sanayi Devrimi-Internet Çağı bağlamı içinde içselleştirmelidir. Türkiye’nin komşularının ekonomik ve toplumsal yapısını öğrenmelidir. ABD, AB ve Asya ulus devletlerinin oluşum ve gelişim evreleri hakkında bilgi sahibi olmalıdır. Kültürel disiplinlerin en azından bir bloğunu çok iyi etüt edebilmeli ve üzerinde fikir yürütebilmelidir, vb),


-kendisine has bir stili ve duruşu varsa, lüks unsurlara ve ihtiyacı olmayan şeylere mesafeli yaklaşıp, tüm yaşam şekillerine, görüş ve inançlara saygı duyuyorsa,


-sadece kendisi, çocukları ve çalıştıkları kurumlar için değil, ülkeleri ve sonraki nesiller içinde hayalleri varsa,


o kişi büyük ölçüde rafine bireydir.


Rafine birey, icraat (sonuç) insanıdır. Toplumun içindedir. Hatta dokunulma mesafesindedir. Global düşünür, çağdaştır, demokrattır, ancak safkan yerli ve yurtseverdir. ''Her organizasyon layık olduğu idare şekliyle yönetilir'' deyimini benimsemez, toplum için daha iyiyi arar. ''Kar realizasyonu'' yaparak köşesine çekilmez, tüm varlığıyla üretime devam eder. Hiyerarşi eksenli salt sadakat düzeninde kendisini rahatsız hisseder, liyakat esaslı organizasyonlarda ise kendini bulur. Kimseyi kıskanmaz, olsa olsa gıpta eder.


Ne boş vakit ve kültür-sanat centilmenidir ne para sever burjuva ne güç peşinde koşan popülist ne ‘’ilahi değerlerden yoksun ahlaklı aydın’’ ne de ‘’ahlaki değerleri ıskalamış dindar insan’’…


‘’Cahil kitleyi’’ adam etmek, topluma ‘’medeniyet’’ dersi vermek ve kendi gibi düşünmeyene ‘’had bildirmek’’ değil, topluma iyi örnek olmak iddiasındadır.


Mütevazı değil, olduğu gibidir. Şeffaftır. Doğal duruşu ölçülü, ancak etkileyicidir. Toplumda herkesin eşit derecede yurtsever olduğunu varsayar, kendisine özel bir yurtsever payesi çıkarmaz. Toplumun ataerkil, nepotik, kastçı, sınıfçı, meritokratik, oligarşik gruplarını, toplumun refahını sağlayacak özgün noktaya çekmek içinde nitelikli, ikna edici çözümler geliştirir. Dar boğaz teşkil eden önemli konularda ‘’ne yaparım, ne yaptırırım’’ diyerek engel çıkaranları, diyalog yoluyla ya yapar ya da görevi yapacak olana devreder durumuna getirir.


Rafine birey ve yönetici olmanın okulu yoktur. Süreç, doğulan ülkede aile içinde anne, baba ve yakın akraba ile başlar. Kişiliğin oluşmasında yakın arkadaş, yaşanılan semt ve okul çevresi hayli etkilidir. İş çevresinde ise, özellikle mentor (yönlendirici) konumundaki bireylerin niteliği ve sürekli dönmekte olan hayat çarkının içinde onlardan alınacak geri bildirimler önemlidir. Bilim, akıl ve etik değerlerin ön planda olduğu projelerde çalışmış olmak, kişiliğin oturması için belirleyici unsurlardır. Zira yaşamın özellikle bu sürecinde geçen zaman hayli uzundur. Mesleki başarılar ve finansal özgürlük genellikle bu dönem sonunda gerçekleşir. Sonraki aşamalarda ‘’detayları ve mükemmeli'' arama süreci başlar. Öncelikle yaşama ''mutlaka ilave edilmesi'' gereken, ancak hayat gailesinden geri planda kalmış önemli unsurların farkındalığı ön plana çıkar (genel kültür ve ufuk açıcı farklı gözlemler). En sonraki aşamada da rafine hayat için gereksiz unsurların yaşamdan ''çıkarılması'' süreci başlar. Rafine yaşam için yaşamdan ‘’çıkarılması’’ gereken unsurların tespiti, her bireyin kendi takdirindedir.


Özetle rafine birey olmak yaşam boyu devam eden ve bir türlü sonlanmayan, insana haz veren bir süreçtir. ‘’Rafine insan’’ olmak çok zordur, ancak bu ideale ulaşmak için ısrarlı bir irade göstermek ve samimi bir çaba içinde olmak dahi kâfidir. Rafine yönetici ise, yönetim becerileri yüksek rafine yurttaştır. Rafine birey ve/veya rafine yönetici anlayışını içselleştiren bireylerin etkin olduğu şirketler sürdürülebilir değer yaratılar, yaşadıkları ülkeler ise katılımcı demokrasiyi en iyi uygulayan ulus devletlerdir.



1,370 görüntüleme1 yorum
Servet Topaloglu

 Perakendede İnovasyon

 Bir fıkrayı ilk defa anlattığınızda herkes güler. İkinci kez anlattığınızda gruptaki ilk heyecanın düştüğünü görürsünüz. Üçüncü kez anlattığınızda ise

artık sıkıcı olmaya başlamışsınızdır. Perakende sektöründe innovasyonda işte böyle bir şeydir. İhtiyaçlara çözüm üretemezsiniz ve üretkenliğinizin sürekliliğini sağlayamazsanız bir süre sonra müşterileriniz sizden sıkılırlar...Orjinal başlangıç konseptiniz atraktif, konseptin temelini atan ve kurgulayan yönetim kadrolarınız mükemmel olsa dahi... 

Servet Topaloglu

 

Bize sık sık "perakende şirketleri, çevikliklerini kaybetmeden nasıl sağlıklı biçimde büyüyebilirler ve kârlılıklarını artırabilirler" diye sorulur ve bugüne kadar icra ettiğimiz projelerde özellikle nerelere odaklandığımız merak edilir.

Yanıt oldukça basittir:

Servet Topaloglu