top of page
  • Yazarın fotoğrafıServet Topaloglu

NİTELİKLİ KARİYER EVDE BAŞLAR

Her anne-baba çocuklarının başarılı ve mutlu olmasını ister. Bu istek doğrultusunda da onları hayata hazırlama konusunda bir çaba içine girer. Söz konusu çaba haz veren, insanın doğasında olan pozitif bir dürtüdür. Kimi ebeveynler çocuklarının en iyi eğitim kurumlarında en geniş anlamıyla iyi eğitim alması ve sonrasında iyi bir kariyer yapması için her türlü fedakarlığa hazırdır. Kimileri de okullarda sunulan asgari eğitimi yeterli görür, çocuklarının bir an önce ''hayat okulunda'' deneyim kazanarak başarılı ve mutlu olmasını teşvik eder. Şüphesiz her iki yöntemin ara modelleri de vardır. Hangi yöntemin daha doğru olduğu konusunda kesin bir hüküm vermek olanaksızdır.


Burada kritik olan unsur ebeveynlerin bu süreçteki ''öz duruşudur''... Hangi yöntem seçilirse seçilsin ebeveynlerin görevi çocuklarının başarılı ve mutlu olmasını değil, karakterli bir birey olarak yetişmesini sağlamak olmalıdır. Eğer başarı ve mutluluk sağlam bir omurga veya karakter tarafından desteklenmiyorsa, sürdürülebilir değildir. Sağlam bir omurga veya karakter üzerine kurulu bir başarı veya mutluluk daha dayanıklıdır.


Bu arada karakterin, nitelik ve erdemin bir bileşeni olduğunu da vurgulamak gerekir.


Çocuklar yeterince bilgili olamayabilirler, okur öğrenirler. Yarışta geri kalabilirler, toparlanıp öne geçerler. Birlikte hareket edeceği, destek alacağı-vereceği çevreleri olmayabilir, bulurlar. Paraları olmayabilir, kazanırlar. Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat karakterleri bozuldu mu, bunun çaresi yoktur.


Karakteri (nitelik ve erdemi) ve toplumsal dayanışmayı önceleyen sosyal-liberal toplum ve eğitim sistemi batı ülkelerinde ve ülkemizde son elli yılda zemin kaybetti. Buna karşılık arka planında vahşi kapitalist düşünce mantığı olan ''bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler'' sistemi ve/veya ''inanç sistemi görünümlü'' salt ticari eğitim ve iş yapma modelleri ise gittikçe artan oranda rağbet gördü. Zira her ikisi de bireysel hızlı zenginleşmeye olanak sağladılar. Bunun neticesinde de sayıları hayli fazla görece başarılı ve mutlu kitleler yetişti. Başarıları ve kazanmış oldukları özgüvenleri sayesinde bu kitleler, aralarında işbirliği de yaparak devlet, şirket ve sivil toplum örgütlerinin anahtar yönetim pozisyonlarında önemli yerleri tutmaya başladılar. İster devlet ister sivil sektör olsun, yönetimlerin lokomotifi oldular. Ortak paydanın niteliğini (toplumsal faydasını) fazla önemsemediler. Bu şekilde yetişen ve kariyer yapan bireylerin hem kendilerine hem de yaşadıkları topluluklara sağladıkları başarı ve mutluluğun sürdürülebilirliğini ve omurgalı duruşlarından taviz vermeden yaşamlarını sürdüren nitelikli bireyleri sıradanlaştırıp sıradanlaştırmadıklarını bugün yoğun biçimde tartışıyoruz. Bu blog yazısında söz konusu tartışmaya girilmeyecektir. Ancak bu şekilde yetişen ve yönetimde lokomotif rolü üstlenen bireylerin ülkemize ve batı ülkelerine ''sürdürülebilir toplumsal refah ve barış'' anlamında ne derece katkı sağladıklarını değerlendirmek için, toplumsal değerlerin bireysel değerlerle daha dengeli harmanlandığı Doğu Asya ve Kuzey Avrupa ülkelerindeki refah seviyesinin son elli yıldaki gelişiminin incelenmesi faydalı olabilir (detaylı bilgi için: Ülke Yönetimi, Servet Topaloğlu, 2022).


Ülkemizdeki sürdürülebilir refah düzeninin sağlanması ve küresel rekabette pazar payı kazanılması için ''karakterli bireylerin başarılı ve mutlu olabilmesine olanak sağlayan bir eğitim ve toplum sistemini'' öncelemek şarttır. Diğer değişle başarı ve mutluluğa giden kariyer yolundaki ana filtre ''karakter'' olmalıdır. Nasıl gerçekleştirildiği şeffaf ve ikna edici olmayan başarı ve mutluluk hikayeleri, sayısı ve büyüklüğü ne kadar fazla olursa olursun, toplumsal değer yaratma perspektifinden anlamlı değildir, toplumdan takdir görmemelidir. Nasıl gerçekleştirildiği şeffaf ve geniş kitleleri ikna edici olan başarı ve mutluluk hikayeleri ise ön planda tutulmalıdır. Zira o hikayeler, eminim ki karakterli (omurgalı) bir temele oturmuştur ve sürdürülebilir başarıyı, mutluluğu ve dolayısıyla refahı destekleyen nitelikli kariyer örnekleridir.

99 görüntüleme0 yorum

Comments


Servet Topaloglu

 Perakendede İnovasyon

 Bir fıkrayı ilk defa anlattığınızda herkes güler. İkinci kez anlattığınızda gruptaki ilk heyecanın düştüğünü görürsünüz. Üçüncü kez anlattığınızda ise

artık sıkıcı olmaya başlamışsınızdır. Perakende sektöründe innovasyonda işte böyle bir şeydir. İhtiyaçlara çözüm üretemezsiniz ve üretkenliğinizin sürekliliğini sağlayamazsanız bir süre sonra müşterileriniz sizden sıkılırlar...Orjinal başlangıç konseptiniz atraktif, konseptin temelini atan ve kurgulayan yönetim kadrolarınız mükemmel olsa dahi... 

ST

 

Bize sık sık "perakende şirketleri, çevikliklerini kaybetmeden nasıl sağlıklı biçimde büyüyebilirler ve kârlılıklarını artırabilirler" diye sorulur ve bugüne kadar icra ettiğimiz projelerde özellikle nerelere odaklandığımız merak edilir.

Yanıt oldukça basittir:

perakendede liderlik1.png
bottom of page